Birlikte Var Olmanın Gücü: Bir Sürüşün Çok Ötesinde!

Birlikte Var Olmanın Gücü: Bir Sürüşün Çok Ötesinde!

Birlikte Var Olmanın Gücü: Bir Sürüşün Çok Ötesinde

Geçtiğimiz Cuma günü (12.06.2026) kalabalık bir ekiple yola çıktık. Birçok bisiklet, römorklar, araçlar ve katılımcılar. Genç, yaşlı, çocuk her yaş grubunun olduğu bir gruptu. Bozcaada Belediyesi ve ÇABİP (Çanakkale Bisiklet Platformu ) iş birliği ile düzenlenen Troya’dan Tenedos’a Bisiklet Şenliği için bir aradaydık. Ancak bu sadece bir sürüş etkinliği değildi.

Çocuklarımızın okul sıralarında edinemeyecekleri, sadece “yaşayarak” kazanabilecekleri o eşsiz gözlemlerle dolu yolculuğumu sizlerle de paylaşmak istedim.

Ben meslek deformasyonu diyelim böyle yerlere gittiğimde ister istemez çocuklara, tepkilerine, duygularına odaklanıyorum ve onların gözlerine baktığımda orda gördüğüm ışıltılar, bebeklerin ağlamalarının içinde bile doğanın verdiği o özgürlüğü yaşama sevinci o kadar hissediliyordu ki bunları yazmadan duramadım sanırım.

Bir sürüş etkinliği diye çıktığımız yolda aslında çocuklarımız bir organizasyonun incelikle nasıl örüldüğünü, bir yetişkinin diğerinin ihtiyacına nasıl koştuğunu izlerken “dayanışmanın” en saf halini gördüler. Yokuşu tırmanırken zorlanan birine uzanan arkadaşının eli, o sırtına gelen dokunuş; “Durma, yol arkadaşım. Birlikteyiz, beraber yol alacağız “mesajını kelimeler olmadan fısıldıyordu aslında kulaklarına. Zaten zorlandığında yanında birinin olduğunu bilmek en büyük huzur değil midir insan psikolojisinde.

Bu iki gün boyunca kamp alanında farklı farklı anlara tanıklık ettiler mesela. Kimi zaman birinde çay yoktu, kim zaman yumurta ya da şeker. Ama hep var olanı birlikte yemeyi gördüler. Kimse ağzıyla “paylaşmak güzeldir çocuklar” demedi tabii. Ve bunun getirisiyle akşam yemeğinde sıra bekleyip yemeklerini aldıklarında, ikincileri yemek için hiç yemeyenlerin önce yemesini beklemeyi tercih ettiler. Tüm bunların ardında da hep birlikte gülüp dans etmenin o hoş neşesini ruhlarına kazıdılar.

İşte bu sürüş etkinliği ve bu tarz etkinlikler —çadır kampları, yüzme kampları vs. —çocuğun dikkatini ekranların sunduğu yapay dünyadan çekip, hayatın kendi akışında yaşamalarına fırsat sundu. Çocuk, yaşamın ritmi içindeyken sıkılmaya fırsat bulamadı. Hopladı, zıpladı, koştu, bir karıncanın koşturmasına tanık oldu, uyuduğu yeri temiz tutmaya çalıştı, yoruldu, dinlendi, hamakta sallandı, kendi kendine oyun uydurmaya çalıştı, acıktı, yedi, içti, denize girdi ve aslında birlikte bir şeyler yapmanın hazzıyla hem kendi ruhunu hem kendi bedenini hem de kendi tercihlerini keşfetti.

Mesleğimin dışında hep ebeveyn olarak “biz neler yapabiliriz?” kısmına çok odaklanmışımdır. Çocuğuma ne sunabilirim, neyi birlikte keşfedebiliriz, konfor alnından Çık! Çık! Çık! Diye söylemlerim hep bu yüzden aslında. Ebeveynler olarak onları sadece kurslara, hedeflere yönlendirmekten ziyade birlikte “var olma” pratiği yapmalıyız. Anılar biriktirmeliyiz. Akademi okulda öğretmenlerimizle zaten veriliyor. Bizler yanlarında olalım, birlikte gülelim ve birlikte konuşalım. En yakın arkadaşına anlatabileceği bir duyguyu sizinle de paylaşabiliyorsa bundan ötesi yok.  Çünkü biz biliyoruz ki, bir çocuğun hafızasına kazınan o ortak duyguların ve paylaşılan anıların yerini, hiçbir ders veya materyal tutamaz.

Kendi penceremden, gördüğüm ve hissettiğim bu kıymetli anları not düşmek istedim. Bugün yaşadığımız bir deneyim yarın bir başkasına IŞIK olabilir. Bize iyi gelen sizlere de iyi gelsin.

Bu güzel deneyim ve kurulan bağlar için ÇABİP Ailesine (Çanakkale Bisiklet Platformu) ve Bozcaada Belediyesine teşekkür ederiz.

Sevgilerimle

Çocuk Gelişim Uzmanı ve Çocuk Kitapları Yazarı / Işık SARAÇ

#ÇanakkaleBisikletPlatformu #BisikletinKentiÇanakkale #RüzgârınDemirAtlıları #ÇABİP #Çanakkale

Bağışçılarımız & Destekçilerimiz